Bülbülün Gül'ü Baharı
Sessiz bir rüzgar esiyor önce, yapraklar tatlı tatlı sallanıyor. Doğa uyanmış kainat cuşu huruşa gelmiş. Bahar kendini göstermiş. Her taraf yemyeşil olmuş, börtü böcekler esneyerek ve gerinerek yavaş yavaş uyanıyorlar. Kazma kürek yaktıran martın en deli dolu sabahına uyanmıştır artık, bütün doğa. Kalkın ey insanlar kalkın ey dağlar taşlar. Nedir bu hoyratlığınız kalkın da dünyayı seyredin ömürlük sevgiye şahitlik edin, bir büyük imtihan başlıyor yerinizi alın.
Al al Pembe pembe utangaç yanakları andıran bir grup Gül açınca, sevgili dostlar, baharı kutlamak için güçlü bir sanatçı olan, dinleyeni kendinden geçiren Bülbülü çağırmışlardı.
Bülbül, saz ile söz arasında, o hüzün makamında, Gül den aldığı ilham ile o derin o anlatılamaz sırrını Güle söylerken ve kendinden geçerken dinleyenler mest olmuş, adeta eriyip bitmişlerdi. - Bu her zaman böyle olmuştur, unutma ki gönülden konuşuldu mu, kalpten söylendi mi, bir söz, etkisi, tesiri çok olur.- Ve bir alkış tufanı patlamış herkes Bülbülü kutluyordu. Gecenin sonunda ise kararlaştırıp Bülbüle, dikeni çok olan bir gül hediye etmişler. Ve Bülbüle gül'ü vermişler. Bülbül hiç gülmemiş o akşam ve o akşamdan sonra. Çünkü dertli dertli inlemiş, acı acı söylenmiş de kimse anlamamış Bülbülün derdini. Küsüp, kırılıp, boynu bükük sessiz sedasız ayrılmış ordan.
Çok sonra duydum ki o gün bir bülbül ölmüş. Dedikodular almış başını gitmiş. Kimi veremden diyor kimi kanserden. Kimi sevdadan diyor dertten diyor. Her neyse bizim bülbül o gün çektiği acıya dayanamamış ve derdine derman olarak ölüm gelmiş. Ölüm bütün dertlerin dermanıdır. Bizde bir gün öleceğiz dertler kalıcı değil ya. Şükür ki ölüm var. Çok sonra duydum bülbülün mezarına gittim. Sade bir mezardı. Mezarın üzerinde bir rüzgar esti sanki Bülbül konuşmuş gibi. Yaprakların hışırtısı bile bülbülün o hoş sadasını hatırlattı. Ben konuştum Bülbül dinledi. Bi ara lafı çok fazla uzattım hiç itiraz etmedi sonuna kadar dinledi. Sen bu satırları okurken bile söylenip duruyon. Mezardakiler gerçekten çok sabırlılar. Sabaha kadar dinlerler seni. Sahi başka yapacak işleri mi var. Belkide vardır biz bilmiyok olabilir bak. Kimi Rahmettedir, belkide kimi de zahmettedir. Kabir ehlini biz nerden bilek şuan ne yapıyorlar deemi.
Sonra hayat devam etti yaz oldu kış oldu hayat bahara döndü. Yeni güller yeni bülbüller çıktı. Bir büyük imtihandı devam edip durdu. Kıyamete kadar sürecek işte, sen nerde durduğuna bak.
Al al Pembe pembe utangaç yanakları andıran bir grup Gül açınca, sevgili dostlar, baharı kutlamak için güçlü bir sanatçı olan, dinleyeni kendinden geçiren Bülbülü çağırmışlardı.
Bülbül, saz ile söz arasında, o hüzün makamında, Gül den aldığı ilham ile o derin o anlatılamaz sırrını Güle söylerken ve kendinden geçerken dinleyenler mest olmuş, adeta eriyip bitmişlerdi. - Bu her zaman böyle olmuştur, unutma ki gönülden konuşuldu mu, kalpten söylendi mi, bir söz, etkisi, tesiri çok olur.- Ve bir alkış tufanı patlamış herkes Bülbülü kutluyordu. Gecenin sonunda ise kararlaştırıp Bülbüle, dikeni çok olan bir gül hediye etmişler. Ve Bülbüle gül'ü vermişler. Bülbül hiç gülmemiş o akşam ve o akşamdan sonra. Çünkü dertli dertli inlemiş, acı acı söylenmiş de kimse anlamamış Bülbülün derdini. Küsüp, kırılıp, boynu bükük sessiz sedasız ayrılmış ordan.
Çok sonra duydum ki o gün bir bülbül ölmüş. Dedikodular almış başını gitmiş. Kimi veremden diyor kimi kanserden. Kimi sevdadan diyor dertten diyor. Her neyse bizim bülbül o gün çektiği acıya dayanamamış ve derdine derman olarak ölüm gelmiş. Ölüm bütün dertlerin dermanıdır. Bizde bir gün öleceğiz dertler kalıcı değil ya. Şükür ki ölüm var. Çok sonra duydum bülbülün mezarına gittim. Sade bir mezardı. Mezarın üzerinde bir rüzgar esti sanki Bülbül konuşmuş gibi. Yaprakların hışırtısı bile bülbülün o hoş sadasını hatırlattı. Ben konuştum Bülbül dinledi. Bi ara lafı çok fazla uzattım hiç itiraz etmedi sonuna kadar dinledi. Sen bu satırları okurken bile söylenip duruyon. Mezardakiler gerçekten çok sabırlılar. Sabaha kadar dinlerler seni. Sahi başka yapacak işleri mi var. Belkide vardır biz bilmiyok olabilir bak. Kimi Rahmettedir, belkide kimi de zahmettedir. Kabir ehlini biz nerden bilek şuan ne yapıyorlar deemi.
Sonra hayat devam etti yaz oldu kış oldu hayat bahara döndü. Yeni güller yeni bülbüller çıktı. Bir büyük imtihandı devam edip durdu. Kıyamete kadar sürecek işte, sen nerde durduğuna bak.

Hangi bülbül bu
YanıtlaSil