Eylüle Ekime ve Kasım aylarına şiirler yazar sevgi dolu ve hüzün dolu övgüler yağdırırız ama ne varki iş Aralık'a geldiğinde ağzımız bıçak açmaz. Tek kelime güzel bir şey söylemeyiz. Sonbahar ve ilk bahar ayları geldiğinde bütün sosyal medya alemi daha önce karşılaşıp kaydedip biriktirdiği güzel sözleri ve yazıları paylaşırlar sanki adeta yarışa girerler b birbirleriyle bu konuda. Peki Aralık için? Aralık ayı Anadoluda zorlu ve sıkıntılı geçtiği için değil güzel söz ve belkide gıcık alınarak argolu sözlerle geçiştirirler. Günümüzde kış, geçmiş yıllara göre çok fazla yumaşadığı için biz geçmiş zaman insanlarının yaşadığı zorlukları pek yaşamadık ve belkide hiç yaşamadık. Hem bizim dönemimizde teknoloji, ulaşım ve bilumum araç gereç ortaya çıktığı için hayatlarımız epey kolaylaştı. Aralık için övgüye yakın bir şiir yazılacaksa onu bu kuşaklar yapabilir. Çay kahve edebiyatı eşliğinde klima veya doğal gazlı sıcak evlerinde süslü püslü övgüler yağdırabilirler. Eskiden olsa ısınmanın ve...
Safsata Kılavuzu Alev Alatlı Alev Alatlı'nın Safsata Kılavuzu adlı eserinde geçen ve olayı kısır döngü safsatasında işleyen yazar. Aslında tam olarak hali pür melalimizi anlatıyor. Bizler sorulan sorulara cevap vermek istemediğimiz de genelde hep anlamamayı tercih ederiz. Yada gerçekten anlamayız da nasıl cevap vereceğimizi bilemeyiz. Yada ne soruyu anlarız nede vereceğimiz cevaptan anlarız. Tevafuk oldu. Bu gün bir hocamız bir konuyu anlatırken konunun sonunda - bilmem anlatabildim mi? Dedi. Bunun üzerine diğer hocamız : estağfurullah siz anlattınız ancak biz de anlayacak kafa yok diye cevap verdi. Diyeceğim o ki bazen öyle zamanlar gelir ki ne biz anlatabiliriz nede karşımızda ki bizi anlar. Ve böylece bir iletişim kazasının tam ortasında ya ağır yaralanırız ya da can veririz. Sözü yazara bırakıyorum : Hâkim, Mehmet amcadan doğum tarihini sorar: - Babam öldüğü günden iki gün sonra doğmuşum hâkim bey... - Baban ne zaman ölmüş? - Ben dogmadan iki gün önce.....
Ben hep seni yazdım Gözlerinin içine bakarken kalbimin derinliklerine yazdım Sen öyle çekip giderken sıralara yazdım Beni delirttiğinde tutup şiire yazdım Ben hep seni yazdım. Aşkına mağlup olurken de yazdım Acıdan kafayı yerken de seni yazdım Bilirsin ben senden başkasını bilmem Senin yüzünden hiçbir yüz güzel değil Bir seni bildim ayıp olmasın Ve ben sadece bir tek hep seni yazdım Mağlupken de dertliyken de mutluyken de Duygularımın adı değişse de Sevdamı kınayacak sözler söylense de Ben hep seni yazdım. Bir sevincin sevincim olurdu. Yüzün güldüğü an, gönlüme bayram uğrardı Ne yapayım sen gülünce ben de güller açardı Sen üzülünce dertle kederle dolardım. Senin derdin benimdi. Ama sen hiçbir zaman beni anlamadın. Ne sevincimi nede acılarımı gördün. Sana gelişimi, senin için gelişimi, senden gelişimi görmedin. Bencilce yaşadın hayatını Olsun du ben sevdim, sevgiyi yazdım. Ben hep seni yazdım.
Yorumlar
Yorum Gönder